Ana Sayfa Genel Sessiz Çocuklar Uyarı Veriyor

Sessiz Çocuklar Uyarı Veriyor

0
92
Sessiz Çocuklar Uyarı Veriyor
Sessiz Çocuklar Uyarı Veriyor

Sessiz Çocuklar Uyarı Veriyor

Sessiz Çocuklar Uyarı Veriyor
Sessiz Çocuklar Uyarı Veriyor

Uzmanlar, okullarda “utangaç” olarak görülen bazı çocukların aslında sosyal kaygı bozukluğu yaşıyor olabileceğini belirterek aileleri ve öğretmenleri uyarıyor: “Her sessizlik huzur değildir; bazen bir yardım çağrısıdır.”

Okullarda sessiz kalan çocukların çoğu, çevreleri tarafından genellikle “utangaç” etiketiyle tanımlanıyor. Ancak uzmanlara göre bu çocuklardan bazıları, başkaları tarafından olumsuz değerlendirileceği düşüncesiyle konuşmaktan ya da sosyal etkinliklere katılmaktan kaçınarak sosyal kaygı bozukluğunun ciddi belirtilerini gösteriyor.

Çocuklarda sosyal kaygının, yalnızca çekingenlikten ibaret olmadığını vurgulayan Uzman Psikolog Baydur, utangaçlık ile sosyal kaygı arasındaki farkın belirtilerin şiddeti, süresi ve günlük yaşam üzerindeki etkisiyle ayırt edilebildiğini ifade ediyor.

Baydur, “Utangaç çocuklar genellikle zaman içinde ortama uyum sağlar. Ancak sosyal kaygı bozukluğunda durum süreklidir ve çocuğun yaşam kalitesini düşürür. Altı ay veya daha uzun süredir devam eden kaçınma davranışları profesyonel destek gerektirir” dedi.

Belirtiler göz ardı edilmemeli

Sosyal kaygı bozukluğu yaşayan çocuklarda en sık şu davranışlar görülüyor:

• Sosyal ortamlardan uzak durma
• Öğretmenle iletişim kurmakta zorlanma
• Sunum, gösteri veya doğum günü gibi etkinliklerde yoğun stres
• Mide bulantısı, kızarma, terleme, çarpıntı gibi fizyolojik tepkiler
• “Yanlış yaparsam rezil olurum” düşüncesiyle konuşmaktan kaçınma

Uzmanlar, bu belirtilerin “büyür geçer” diyerek görmezden gelinmemesi gerektiğini özellikle vurguluyor.

Baskı ve kıyaslama kaygıyı derinleştiriyor

Sessiz Çocuklar Uyarı Veriyor
Sessiz Çocuklar Uyarı Veriyor

Sessiz çocuklara yaklaşımda kullanılan dilin son derece önemli olduğunu belirten Baydur, “Çocuğa ‘Neden konuşmuyorsun?’ demek ya da akranlarıyla kıyaslamak kaygıyı artırır. Bunun yerine ‘Zorlanıyor olabilirsin, bu çok normal’ gibi kabul edici ifadeler kullanılmalıdır” diye konuştu.

Ebeveyn ve öğretmenlerin, çocuğun kendini güvende hissedeceği ortamlar oluşturmasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken uzmanlar, konuşmak yerine yazı, çizim veya oyun gibi alternatif iletişim yollarının çocuk için güvenli bir başlangıç olabileceğini belirtiyor.

Aile tutumu sosyal cesareti şekillendiriyor

Araştırmalar, çocukların sosyal becerilerinin gelişiminde aile içi iletişimin belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlara göre, aşırı baskıcı ya da sürekli eleştiren ailelerde yetişen çocuklarda sosyal kaygı riski artıyor.

“Ebeveynin beklentilerini karşılayamama korkusuyla büyüyen çocuk, zamanla sosyal ortamlarda da aynı kaygıyı yaşar. Destekleyici ve anlayışlı iletişim ise özgüveni güçlendirir” değerlendirmesini yapan Baydur, ailelerin çocuklara yaşına uygun sorumluluklar vermesinin, ‘başarabildim’ duygusunu güçlendirerek sosyal cesareti artırdığını ekliyor.

Dijital çağın görünmeyen etkisi

Sessiz Çocuklar Uyarı Veriyor
Sessiz Çocuklar Uyarı Veriyor

Günümüzde çocukların yüz yüze iletişim yerine ekran üzerinden etkileşimi tercih ettiğini hatırlatan uzmanlar, bu tercihin hem avantaj hem de risk barındırdığını belirtiyor.

“Ekran, utangaç çocuk için başlangıçta güvenli bir alan sunabilir. Ancak uzun vadede yüz yüze iletişim becerilerini zayıflatabilir ve sosyal kaçınmayı artırabilir” diyen Baydur, ekran süresinin dengelenmesinin önemine dikkat çekiyor.

Uzmanlar ayrıca, araştırmalarda ekran süresi ile yalnızlık hissi, düşük özsaygı ve artan kaygı düzeyi arasında anlamlı ilişkiler bulunduğunu hatırlatıyor.

“Sessizlik bazen bir yardım çağrısıdır”

Son olarak uzmanlar, aile ve eğitimcilerin çocukların sessizliğini yalnızca bir kişilik özelliği olarak değerlendirmemesi gerektiğinin altını çiziyor:
“Her sessizlik huzurun göstergesi değildir. Bazen çocuk, kelimeler yerine sessizliğiyle konuşur. Önemli olan o sessizliğin ne söylediğini anlayabilmektir.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz